24 June 2021
   
 
 
 
 
    Medien
        Presse
            2015-03-23 die Presse
            2015-03-17 ORF Kultur
            2015-03-13 ORF
            2014-04-07 Kulturnewsletter
            2014-04-03 Mimesis
            2014-04-03 Yesil Gazete
            2014-03-28 Agos
        TV
    Proben
    Spielplan
    Sponsoren
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   Cocon KulturvereinProjekteInBetweenMedienPresse2014-03-28 Agos

Quelle:  Opens external link in new windowhttp://www.agos.com.tr

Opens external link in new window

 

LORA SARI
lorasari@agos.com.tr

InBetween arada derede olma halini mesele edinen bir oyun. Burada erkekler-kad?nlar, yereller-yabanc?lar, normaller-anormaller var. Biz var?z ve siz vars?n?z, bir de onlar var.

‘InBetween’ arada olma halini tan?mlayan bir kelime. Arada olma halini çe?itli pratiklerde deneyimlemek mümkün. Oyunda bu hal iki durum üzerinden aktar?l?yor. Üniversite okumak için Viyana’ya giden ve o gün bugündür orada ya?ayan yönetmen Emel Heinreich durumlardan birinin yurtsuzluk, ait olamamak, yabanc? ve öteki olmak oldu?unu anlat?yor. Türkiye’deki t?rnak içinde yabanc? dü?manl??? ve Avrupa’da yabanc?lara kar?? üretilen Heinreich’in deyimiyle ‘ince’ ?iddet ve bask?, oyunun merkeze ald??? meselelerin ba??nda geliyor.

‘Kriterler yerle bir’

Oyunda arada olma hallerinde biri yurtsuzluk, di?eri ise  toplumsal cinsiyet normlar?.  Yaln?z en ba?ta Emel’in de söyledi?i gibi ?unu belirtmek gerek: “Translar hakk?nda bir oyun yapmak istemedik ve öyle bir oyun da olmad?. Bu oyunun odak noktas? ötekile?tirme çabas?n?n kriterlerini yerle bir etmek.”

Erkekler-kad?nlar, yereller-yabanc?lar, normaller-anormaller var. Biz var?z ve siz vars?n?z, bir de onlar var. Ama asl?nda onlar yok, çünkü biz onlar?n hayatlar?n? yok etmek için elimizden geleni yap?yoruz. Emel; “ötekiler aras?nda da kategoriler var. Dezavantajl?, daha fazla dezavantajl? ve hiç ?ans? olmayanlar...Elbette onlar?n hangi gruba dâhil oldu?u da yine bizim belirledi?imiz kriterlerle çiziliyor” diyor.

'Penisimi sevmeme hakk?m olmal?'

Oyunda Esmeray ve Zeynep’in kimin kad?n oldu?una dair yürüttü?ü bir tart??ma var. Soruyorum, “Kimdir kad?n?”  Zeynep “Tan?m? olmak zorunda m?? Esmeray da bir kad?n, ben de” diyor. Esmeray’a dönüyorum “Sen kad?n olmay? seçtin, senin için illa bir manas? vard?r kad?nl???n.” Esmeray bana sonradan kad?n olmad???n?, kad?n do?du?unu ancak penisini bir türlü sevemedi?ini anlat?yor: “Kad?n olmak için sakal?n olmayacak diye bir ?ey yok, gö?üslerini büyütmesen de olur. Ama ben sakal? sevmedim, benim sakal? sevmemeye hakk?m olmal?. Ben penisimi sevmedim, penisimi sevmeme hakk?m da olmal?. Ama cinsiyet kimliklerini bayrakla?t?rmak kötü bir ?ey. Kad?n ?öyle olmal? diye dayat?lmamal?.”

Erkeklik de ba?a bela

Kad?n olma hali ba?l? ba??na sorun, ancak bu oyunda erkek olma halleri de var. Esmeray erkek olman?n zorluklar?n? askerde, sünnette ve 'k?zl?k zar?n? bozarak' erkekli?ini kan?tlamak gibi dayatmalarla prati?e döküldü?ünü anlat?rken, oyunun tek erkek oyuncusu Nick de bu konudan mustarip: “Benim de erkek oldu?umla ilgili '?üpheli' yakla??mlar olmu?tur. Dansç?ysan?z muhtemelen e?cinsel oldu?unuz dü?ünülür. E?im çal??t???mdan bazen çocuklar?mla ben ilgileniyorum ve bu durumda da homofobik aptalca yorumlar duyabiliyorum. ?nsan ister istemez kendini de sorguluyor. ??te tüm bu özgüvensizlikleri sahneye ta??mak çok önemliydi.”

Esmeray, bundan iki ay önce provalar için Viyana’ya gitmeden kara sevdaya tutuluyor. Doktorlar, Esmeray’?n ameliyat sonras? blue ça??ndan geçti?i te?hisini koyuyorlar ve tahmin edersiniz bu kara sevda ona epeyce ac? veriyor.  Ancak oyun Esmeray’a “tokat gibi” geliyor. Ekibin provalar ba?lad???nda ellerinde yaz?l? bir metin yok. Zamanla, provalar esnas?nda edilen sözler, her birinin an?lar?, korkular?, dertleri oyunun kendisi oluyor. Otobiyografik bir sentez olarak görülebilecek ‘InBetween’ san?yorum ki, merak etti?imiz sorular? dillendirmesi, ama o sorulara cevap vermeyi reddetmesiyle, iyimserlerde merak kötümserlerde hafif bir iç s?k?nt?s? yaratabilir.


 

‘Mültecilerin suyunu s?k?p evlerine gönderdiler’

Avrupa’da mültecilerin ya?ad??? s?k?nt?lardan konu?urken, oyuncu Zeynep Buyraç seneler önce Viyana’daki sahnelerden biri olan Volkstheater’de sahnelenen ‘Die Reise’ (Yolculuk) oyununa dikkatleri çekiyor: “ Bu oyun için alt? ay boyunca mültecilerle yap?lan görü?meler sonucunda, hikâyesi en ‘ilginç’ bulunan mülteciler çok az bir paraya sahneye ç?kar?ld?. Bu insanlar bir sene boyunca haftada bir kez sahneye ç?k?p hayatlar?n?, Viyana’ya yapt?klar? yolculu?u anlatt?lar. Seyirci onlar için a?lad?, onlara ac?d?, onlar? ayakta alk??lad? ve iyi bir ?ey yapm?? olman?n hissiyle evlerine döndüler. Hikâyesini 100 kez anlatan mülteciler ise kendi hikâyelerine yabanc?la?t?. Sonra da onlar?n suyunu s?k?p evlerine gönderilmesini izlediler.” Bu anlat? önemli çünkü ‘InBetween’de göçün özneleri o hep duymaya al??k?n oldu?umuz kli?e ama bir o kadar gerçekçi olan ?rkç?l?k, kültür ?oku gibi sorunlara de?inmiyor. ‘Inbetween’deki yurtsuzluk halinden do?an arada kalm??l?k fikrimce asl?nda ok yaydan ç?kt??? an ba?l?yor; bir kez ‘evim’ dedi?iniz yeri terk etti?inizde, bir gün ‘eve’ geri dönseniz bile, bir ?eylerin eksik oldu?u duygusu asla gitmiyor.

Kategori : Tiyatro

Copyright © 2008 Cocon-Kultur (typo3, urban nomad) Projekte |  Sponsoren   
>